amatör çizer

en amatör çizerin en profesyonel sitesi

Archive for Şubat 2009

Peres ve Baykal arasındaki inanılmaz benzerlik

without comments

Biri Filistin topraklarının işgaliyle kurulmuş olan İsrail Cumhurbaşkanı, diğeri Türkiye’nin Ana Muhalefet Partisi CHP Genel Başkanı. Peki biri cumhurbaşkanı diğeri bir partinin genel başkanı olan Peres ve Baykal’ı bir araya getiren ne? İşte cevabı…

BAŞBAKAN’IN PERES’E ÇIKIŞI İÇİN TIKLAYINIZ-VİDEO…VİDEO

Başbakan Erdoğan’ın kendisine karşı takınılan tavra sert tepki göstererek oturumu terk ettiği Davos’ta, en çok konuşulan konu Erdoğan’ın İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres’e ve oturumu yöneten moderatör David Ignatius’a yönelik sözleri oldu. Erdoğan’ın sert tepki verdiği Şimon Peres’in sözleri ise çok az konuşuldu. 

PERES NE DEMİŞTİ?
İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres, Davos’taki panelde Erdoğan’ı parmağıyla işaret ederek yüksek bir ses tonuyla, “HAMAS bir terörist örgüttür. Her gün bizlere roket atıyorlar. İstanbul’a her gün 100 roket atılsaydı siz ne yapardınız? Sayın Başbakan Filistin Yönetimi lideri (aynı zamanda El Fetih lideri) Mahmut Abbas, HAMAS’ı sizden daha iyi biliyor. Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek HAMAS’ı sizden daha iyi biliyor. Sorunun kaynağı HAMAS’tır. HAMAS, İsrail’i kabul etmiyor ve onu yok etmek istiyor. HAMAS İslamcı ve cihat kararı alan bir örgüttür” şeklindeki sözleri Erdoğan’ın sert tepki verdiği sözler oldu.

PERES VE BAYKAL’I BİR ARAYA GETİREN ARGÜMANLAR
İsrail Cumhurbaşkanı Peres ve İsrail’deki tüm sağ, sol, aşırı sağ, aşırı sol partilerin sanki anlaşmışçasına çeşitli platformlarda dillendirdiği bu iddialar, partisinin dünkü Meclis Grup Toplantısı’nda konuşan CHP lideri Deniz Baykal tarafından da tekrarlandı. Baykal’ın HAMAS’la ilgili sözleri, Peres ve İsrailli tüm parti liderlerinin kullandığı iddialarla bire bir örtüşmesi dikkat çekti. 

BAYKAL NE DEMİŞTİ?
Grup toplantısındaki konuşmasında Baykal, Peres’in Davos’taki iddialarını jest ve mimik ve sözleriyle şu şekilde tekrarladı: “Filistin Kurtuluş Örgütü, (FKÖ) İsrail’in varlığını kabul ediyor ama HAMAS İsrail’i yok etmek istiyor ve bir şeriat devleti kurmak istiyor. HAMAS, ben cihad yoluyla burada İsrail devletini ortadan kaldırmak için sonuna kadar mücadele ederim. Otobüsteki yaşlıları hastanedeki çocukları öldürmekten çekinmem, diyor. Başbakan acaba bunun hesabını yapmadan mı konuşuyor, yaparak mı konuşuyor. Bölgedeki Arap devletlerinin önemli bir kısmı İsrail-Arap sorunu haline gelmemesi için çıt çıkarmıyorlar. Olayı İsrail-Filistin olayı halinde tutmak istiyorlar. Bölgedeki Arap devletlerinin önemli bir kısmı İsrail-Arap sorunu haline gelmemesi için çıt çıkarmıyorlar. Olayı İsrail-Filistin olayı halinde tutmak istiyorlar ama Başbakan HAMAS’tan yana tavır koyuyor”

CHP lideri Deniz Baykal’ın Peres ve İsrailli diğer politikacılarla bire bir örtüşen bu sözleri, “Başbakan’ı Filistin sorununda taraf olmakla suçlayan Baykal, İsrail tarafını tutuyor’ şeklinde değerlendiriliyor.

Süleyman Kaya-habervaktim.com

Written by guncelolay

Şubat 4, 2009 at 4:10 pm

Kategorilenmemiş kategorisinde yayınlandı

Tagged with ,

Yeşil sahada Filistin rüzgarı-FOTO

without comments

resim55799_21Sivasspor ile G.Saray arasında dün yapılan Türkiye Kupası maçı sonrası sahanın ortasına Filistin bayrağı diken Sivassporlu futbolcu İbrahim Dağaşan bu hareketinin nedenini açıkladı. İspanya’nın Sevilla takımının formasını giyen Frederic Kanoute de, Deportivo maçında attığı golün ardından formasının altındaki ”Filistin” yazılı tişörtü göstermesi ile ilgili konuştu. İşte o iki haber:

İLGİLİ FOTOĞRAFLARA ULAŞMAK İÇİN TIKLAYIN

Sivasspor ile Galatasaray arasında dün yapılan Fortis Türkiye Kupası çeyrek final rövanş maçı sonrası sahanın ortasına Filistin bayrağı diken Sivassporlu futbolcu İbrahim Dağaşan, ”Bu kesinlikle bir barış mesajıdır” dedi.

Ligde Kocaelispor ile hafta sonu yapacağı maçın hazırlıklarına başlayan Sivasspor’da, orta saha oyuncusu İbrahim Dağaşan, idman sonrası, dün Galatasaray ile oynanan kupa maçı ile ilgili basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Bir basın mensubunun, ”Maça damgasını vuran sevinç gösterisi senden geldi. Sahanın ortasına Filistin bayrağı diktin, nasıl aklına geldi” şeklindeki sorusu üzerine Dağaşan, ”Bu kesinlikle bir barış mesajıdır. Belki haddime değildir, ama jestim bu yöndeydi” diye konuştu.

Dağaşan, şöyle devam etti: 

”Çünkü bütün hafta boyunca Türkiye’de yapılan yardımlar oldu, televizyon programlarında hepimiz izledik. Biz de onları izledik ve duygulandık. Bu barış adına, oradaki kardeşlerimizi unutmamak adına kesinlikle sadece bir jesti. Başka türlü bir yorum getirmek kesinlikle zaten benim haddime değil. Ben kesinlikle bir jest olsun diye onu yaptım. O anda duygularımı, hislerimi… öyle bir jest yaptım.”

Filistin bayrağını dikmesinin ardından, tribünlerde bazı sloganlar atan taraftarlara ‘’sus” işaretini yaptığının hatırlatılması üzerine Dağaşan, şunları söyledi:

”Dikkat ettiyseniz ben onu yaptım, ardından öyle bir ses çıkmaya başladı ama ben (sus) işareti yaptım ve onlar sustu zaten. Çünkü oradaki amaç İsrail’e karşı bir şey değil, kesinlikle ben bunu tekrar ifade ediyorum. Zaten takımdaki en iyi arkadaşlarımdan bir tanesi de Pini Felix Balili. Bunu burada herkes biliyor.

O yüzden kesinlikle bu birilerine karşı, yani gönderme değil. Zaten diyorum, bu haddime de değil. Ben öyle bir düşünceye bile sahip olan insan değilim. Bu sadece barış adına. Yani hiç savaş olmasın, şu andaki dünyadaki savaş işte. Gündemde olan Filistin’deki kardeşlerimizi, orada zor günler geçirdiler, onların adına bir jest yani, kesinlikle birilerine gönderme değil. Tekrar tekrar söylüyorum, haddime değil. Sadece barış adına bir jest.”

Bu konuyu İsrailli takım arkadaşı Pini Felix Balili ile konuşup konuşmadığı sorulan Dağaşan, ”Evet konuştuk. Az önce idmanda da konuştuk. Bunu ben ona ifade ettim. O da kesinlikle anlayışlı bir arkadaşımız” dedi.

Dağaşan, Balili ile aralarında bir sorun olmadığını da söyledi.

Sivasspor olarak hem ligde hem de Fortis Türkiye Kupası’nda hedeflerinin olduğunu, bu hedefler doğrultusunda mücadelelerinin devam ettiğini anlatan Dağaşan, ”Galatasaray’a karşı çok zor bir mücadele verdik. Maçın başında benim hatamla golü yedik, 110 dakika mücadele ettik. Açıkçısı çok efor sarf ettik, çok yorulduk. Ama neticede Galatasaray’ı kupanın dışına ittik, biz de yarı finale çıktık, çok mutluyuz” diye konuştu.

Ligde ve kupada iyi bir gidişatlarının olduğunu belirten Dağaşan, ”Mutluyuz, iyi gidiyoruz, ama bunun devamı bizim çok önemli. Galatasaray maçını unuttuk, önümüzde çok önemli bir Kocaelispor maçı var. Çünkü Kocaeli’nin ligdeki sıralaması belli ama çok zorlu bir maç olacağını biliyoruz. Bugünden itibaren Kocaeli’ni düşünüp, hafta sonundaki maçı kazanmak istiyoruz” dedi.

SİVASSPOR-GALATASARAY MAÇINDAN FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN

-UYGUN’UN BAYRAK YORUMU-

Sivasspor Teknik Direktörü Bülent Uygun da bayrak dikilmesi konusunda basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

İbrahim’e bu hareketi nedeniyle ceza verilmesi konusunun gündemde olduğunun belirtilmesi üzerine Uygun, ”Ceza alacağını zannetmiyorum. Çünkü biliyorsunuz bizde de Balili var, İsrailli futbolcumuz. O da her seferinde barıştan ve o tarzdaki Filistin’deki savaşın bir an önce bitmesini söylemiştir” dedi.

İbrahim’in davranışını, barışı simgeleyen, herhangi bir siyasi yönü olmayan, tamamen bir an önce Filistin’deki savaşın bitmesi yönündeki düşüncenin yansıtıldığı bir hareket olarak yorumlayan Uygun, ”Zaten Türkiye’de biz bu konularda gayet hassas davranıyoruz. Gayet de yerinde, bir destek anlamına gelen, barışı simgeleyen bir hareketti” diye konuştu.

Balili ve İbrahim ile bu konuyu konuşup konuşmadığının sorulması üzerine Uygun, ”Balili zaten her seferinde söylüyor. Oradaki savaşın bir an önce bitmesini, yapılanların doğru olmadığını anında söylüyor. İbrahim de. Hem o anlamda Türkiye zaten o konuda yediden yetmişe hem fikir” dedi.

Barış mesajları veren Uygun, ”Dünyada hep barışın olmasını, sevginin, kardeşliğin hakim olmasını istiyoruz, öyle de arzu ediyoruz. Duruşumuzla, yaptıklarımızla da o yönde hareket ediyoruz” açıklamasını yaptı.

Türkiye’nin ve Türk milletinin bölgede dostluğun ve barışın sağlanmasında etkin rol oynadığını anlatan Uygun, ”Dolayısıyla her Türk gibi hassasız bu konuda. Gereken bütün desteği yapıyoruz” diye konuştu.

Kanoute: İnsanlık borcumdu!

İspanya’nın Sevilla takımının formasını giyen Frederic Kanoute de, Deportivo maçında attığı golün ardından formasının altındaki ”Filistin” yazılı tişörtü göstermesi ile ilgili konuştu.

İspanya Kral Kupası’nda geçen haftalarda Deportivo’ya karşı oynanan maçta attığı golün ardından formasının altındaki ”Filistin” yazılı tişörtü gösterdiği için İspanyol Futbol Federasyonu tarafından 3 bin Avro para cezası verilen Kanoute, El Pais gazetesinde yayımlanan röportajında, ”Her gösteri yapana ‘neden yaptın’ diye soramayız. Bütün dikkatler üzerime geldi ama aradığım da buydu. Bu kadar büyük bir zulme karşı sessiz kalınamaz. Sadece benim insani görevimdi ve bunu yapmanın en iyi yolu sahadaydı. Pişman değilim. Eğer bir kez daha yapmak zorunda kalırsam, yaparım” açıklamasında bulundu.

Filistin’e desteğinin Müslüman olmasından kaynaklanmadığını, başka bir dinden de olsa aynı tepkiyi göstereceğini kaydeden Mali asıllı Fransız futbolcu Kanoute, şunları kaydetti: ”Mali’de ailemin bir tarafı Müslüman, diğer tarafı Hristiyan. 19-20 yaşıma kadar din beni ilgilendirmiyordu. Daha sonra İslamı öğrenmeye başladım ve daha doğal bir yol olduğuna ikna oldum. Müslüman dindar olmam benim adil olmamı ve vicdanımla hareket etmemi sağlıyor.”  

ABD’nin yeni başkanının Barack Obama olmasıyla ilgili görüşünün sorulması üzerine ise Kanoute, şu değerlendirmeyi yaptı:

”Çok olumlu. ABD’ye özenmiyorum ama insanlara fırsat verdiğine inanıyorum. Bir Afrika orijinlinin başkan olması inanılamayacak bir şey. Avrupa’da bundan çok uzaktayız. Bazen ABD’yi eleştiriyoruz ama fırsat verilmesi konusunda bizden ilerdeler. Obama ile olanların Fransa veya İspanya’da olmasını 1 asra kadar göremiyorum.”

(AA)

Written by guncelolay

Şubat 4, 2009 at 4:08 pm

Kategorilenmemiş kategorisinde yayınlandı

Tagged with ,

bir gecede youtube olmak

without comments

you1Şu anda herkesin bildiği gibi dünyanın en çok ziyaret edilen video sitesi youtube. Peki youtube nasıl bu duruma geldi, yoksa herkesin bildiği garaj hikayesi doğru mu? Ve o hikayenin sonunda da bu kadar geliştiler mi? Belki bu söylenenlerin bir kısmı doğru ama youtube gibi bir şey yapmak aslında hiç de kolay değil. Tamam yapılmamışı yapmak, her zaman ilk olmak, gelişme için çok etkili bir şey ama onun da sınırları vardır. Sizlere youtube hakkında bazı gerçekleri yazıp aslında bir gecede youtube olmanın o kadar kolay olmadığını, çok büyük emekler ve paranın gerektiğini ve kesinlikle kaliteli yatırımcılara ihtiyaç duyulduğunu anlatmak istiyorum.

Önce klasik hikayeyi özetleyecek olursam
Basit bir kamera ile arkadaşlarının çektikleri videolarını birbirine göndermek isteyen 3 üniversiteli öğrenci bunu internet üzerinde yapmaya karar verir ve youtube fikri oluşmaya başlar. Bu kararı da bir garajda alırlar ve siteyi garajda yapmaya başlarlar. Kendi videoları yayılır ve çok kısa sürede çok büyük bir video sitesi ortaya çıkar. Hikayemiz kısaca bu şekilde gelişir. Malesef sizi hayal kırıkığına uğratacak şey ise aslında bu işin tam olarak bu şekilde olmadığıdır. Sadece garaj kısmı ise bir bakıma doğrudur. 

Youtube kurucuları kimlerdi, ne iş yapıyorlardı, gerçekten üniversite öğrencilerimiydi ?
Youtube nin o meşhur kurucuları büyük üniversitelerde bilgisayar ana dalında yüksek öğrenim yapan 3 gençti yani klasik üniversite öğrencileri değillerdi. Chad Hurley, Steve Chen ve Jawed Karim, bu isimler internet üzerinde iş yapan kişilere çok da yabancı değil. Neden mi? Çünkü bu youtube’nin kurucuları daha öncede şu anda dünya da en çok kullanılan online ödeme sistemi olan Paypal‘ın kurucularındandılar. Paypalı kurup geliştirdikten sonra en büyük online alış-veriş sitesi olan Ebay‘a satarak büyük bir para kazanan bu dahi arkadaşlar daha sonra da youtube fikrini geliştirmeye karar veriyorlar.

Peki her yerde dönüp dolaşan garaj hikayesi ne oluyor ve biz bunu nerden biliyoruz ?
Garaj hikayesinin yalan olan kısmı youtube fikrinin birden bire ortaya çıkması ve yayılması, gerçekolan kısmmı ise garajda çalışılması. Youtube’nin kurucuları geçici olarak garajı ofis olarak kullanıyorlar ve bu da hikayeye gerçeklik payı katıyor.

Aslında bu konu da kesin doğrudur desem yalan olur. Çünkü araştırmalarım sonucu youtube isminin 15 şubat 2005 de alındığını gördüm. Resmi açılışı ise bundan neredeyse 9 ay sonra. Bir amatör proje için uzun bir süre. Neyse işte youtube kurucuları paypal gibi bir sistemi kurduklarına göre youtube gibi bir projenin de ellerinde patlaması çok da olası değildi zaten, bunun üzerine bir de “melek yatırımcı” diye adlandırılabilecek geleceğe yatırım yapmayı göze alan yatırımcılarında desteğini aldıkları zaman büyümeleri fazla zaman almadı. İlk yatırımcı da 3.5 milyon$ yatırım yaparak projeye ne kadar güvendiğini gösteriyor zaten. Youtube açılmasından 5 ay sonra bile sadece bandwidth için 6 milyon $ lık bir bütçeye ihtiyaç duyuyordu. Bu miktar ise şu anda günlük 170.000$. Hiç de az değil, bu da ilk kurulduğunda da hiç de az maiyetle kurulmadığını gösteriyor. Tabi bu harcamalara rağmen şu anda günlük 175.000$ gelir de elde ediyorlar. Bu arada youtubenin google ye 1.65 milyar dolarlık satışına 7 den 77 ye herkes bildiği için hiç girmiyorum bile…

Peki neden böyle basit bir hikaye ortaya çıkarıldı ?
Şimdi bir gecede youtube olmanın aslında hiç de kolay olmadığını gördük. Yani önce yapılmamış bir proje bulmak, geliştirmek sonrasında büyük yatırımcılar ile anlaşmak, destek almak hiç de kolay iş değil hele ülkemiz koşullarında bu daha da zor bir durumda. Youtube’nin klasik hikayesine gelince, bu bence kesinlikle bir reklam projesiydi. Çünkü en iyi reklam ağızdan ağıza yapılan reklamdır. Paypal gibi bir sistemin kurucuları da mutlaka pazarlama konusunda çok bilgilidirler. Ortaya atılan garaj hikayesi de youtubenin en az para harcayarak yaptığı reklamdır herhalde.

Peki ben bunu neden yazdım !
Aslında proje geliştirmenin hiç kolay olmadığını, bir şeyler yapabilmek için yapılmayanı bulmanın sadece bir başlangıç olduğunu göstermek tek amacımdı. Kesinlikle birilerinin hevesini kırmak değil, gerçekleri göstermekti. Bazı gerçekleri bilmek, yapabileceklerimizi yapmaya çalışma konusunda da bizlere çok iyi fikirler verebiliyor en azından olaylara daha gerçekçi yaklaşmamıza neden oluyor.  

Yazıyı bitirirken sizlere video siteleri ile ilgili bir istatistiği de sunmak istiyorum. Aşağıdaki tabloda Almanya, Fransa ve ABD baz alınarak Türkiyede ki aylık çevrimiçi video istatistikleri ortalaması yer alıyor. İşinize yarayacağına eminim. Ayrıntılarıyla resime bakmak için tıklayın.


Yazıyı yazmamda desteğini esirgemeyen Erhan Erdoğan ve Volkan Özçelik‘e teşekkürlerimi sunuyorum. Yeni bilgi ve gelişmeler olursa yazıya ekleme yapacağım, sizlerde bildiklerinizi yazarak yazıya katkıda bulunabilirsiniz…

kaynak: www.yazdik.com

Written by guncelolay

Şubat 3, 2009 at 8:18 pm

bilim kategorisinde yayınlandı

Tagged with , , , ,

Şaron, 1097 gündür ölemedi!

without comments

Mescid-i Aksa’nın işgalinden sonra yaptığı ziyarette “Filistinlileri ezmekten mutluluk duyuyorum” diyen İsrail eski Başbakanlarından Ariel Şaron, yıllardır komada yaşam mücadelesi veriyor.

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Davos’ta dile getirdiği “Tank üzerinde Filistin’e girmekten mutluluk duyuyorum..” diyen İsrail eski Başbakanlarından Ariel Şaron, yıllardır komada yaşam mücadelesi veriyor.
İsrail eski Başbakanı Ariel Şaron’un, beyin kanaması geçirdikten sonra kaldırıldığı hastanede komaya girmesinin üzerinden 3 yıl geçti. Beyin kanaması geçirdikten altı hafta sonra 4 Ocak 2006′da hastaneye kaldırılan 79 yaşındaki Ariel Şaron’un koma hali hala sürüyor. Ölmeyen Şaron, 3 yıldır can çekişiyor.

TEL AVİV’DE REHABİLİTASYON MERKEZİNDE
Tel Aviv’de bir rehabilitasyon merkezinde siyasetten uzakta bulunan Şaron’a iki oğlu bakıyor. Her ne kadar beslenme tüpüne bağlı olsa da, doktorları, Şaron’un diğer vücut fonksiyonlarının normal çalıştığını belirtiyor. Doktorlar, beyninin çok yavaş çalışmasına rağmen Şaron’un yakınlarının seslerine tepki gösterdiğini kaydediyorlar. Şaron’un bulunduğu Şeba Tıp Merkezi’nden yapılan son açıklamada “Şaron’un tıp merkezine geldiğinden beri komada olduğu; ancak bazı uyarılara tepki verdiğinin gözlendiği” belirtildi. Açıklamada Şaron’a yeterli tıbbi müdahalenin yapıldığı ve bir ameliyata gerek olmadığı belirtildi.

FİLİSTİNLİLERİ EZMEKTEN MUTLULUK DUYAN BAŞBAKAN
Ariel Şaron, Mescid-i Aksa’nın işgalinden sonra yaptığı ziyarette “Filistinlileri ezmekten mutluluk duyuyorum” demişti. 1982′de İsrail Savunma Bakanı olarak Lübnan’da Sabra ve Şatila kamplarında Filistinli mültecilerin katledilmesinin emrini veren Ariel Şaron, adını tarihe, Filistinlilere yaptığı katliamlarla yazdırdı. Şaron’un, 28 Eylül 2000′de Mescid-i Aksa’yı ziyaret etmesinden sonra çıkan olaylarda 1000′e yakın Filistinli hayatını kaybetmişti. Şaron, ‘Yahudi halkının en kutsal mekanlarından birinde neler olduğunu görmeye geldim..’ demişti. Ariel Şaron başkanlığında kurulan Ulusal Birlik Koalisyonu’nun ortaklarından aşırı dinci Şas Partisi’nden haham Ovadia Yosef, “Araplara acımamak ve üstlerine füze yağdırmak, bu kötü adamları, bu uğursuzları yok etmek gerekir’ demişti.

Başbakan Erdoğan’ın da Davos’ta dikkat çektiği kişilerden bir tanesinin Şaron olduğu belirtildi. Bilindiği gibi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz Perşembe günü Davos’ta gerçekleştirilen Gazze forumunda İsrail Cumhurbaşkanı Peres’in bağırarak yaptığı açıklamalara cevap verirken, kendisine Filistin’e tank üzerinde girmekten zevk alıyorum diyen Başbakanları olduğunu hatırlatmıştı.

NAZİF KARAMAN-VAKİT

Written by guncelolay

Şubat 3, 2009 at 3:46 pm

Kategorilenmemiş kategorisinde yayınlandı

Tagged with ,

İmam Humeyni 30 yıl önce dönmüştü

without comments

İran’da dünyanın en eski monarşilerinden birini ortadan kaldıran 1979 Devrimi’nin kutlamaları başladı. İran Devrimi’nin mimarı olan Ayatullah Ruhullah Humeyni, sürgünde yaşadığı Paris’ten İran’a 1 Şubat 1979′da dönmüştü.

FOTOĞRAFLARA ULAŞMAK İÇİN TIKLAYIN

İran’da bugün Humeyni’nin İran’a dönüşüyle ilgili olarak kutlama ve törenler düzenlendi. İran’da Humeyni’nin, ülkeyi 40 yıl boyunca yöneten Şah Muhammed Rıza Pehlevi’yi devirdiği 1979 Devrimi, 10 gün boyunca düzenlenecek etkinliklerle kutlanacak.

İran dini lideri Ayatullah Hamaney, Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, İranlı milletvekilleri ve komutanlar, bugün Tahran’ın güneyinde bulunan Humeyni’nin anıt mezarını ziyaret etti. Burada bir konuşma yapan Mahmud Ahmedinejad, İran devriminin İran sınırlarını aştığını söyledi. Ahmedinejad, İran devriminin “hala canlı ve 30 yıl geçmesine rağmen hayatta olduğunu” ifade etti. İran Cumhurbaşkanı, “Bizler hâlâ yolun başındayız ve önümüzde büyük değişiklikler var. Gök gürültüsü gibi olan bu devrim, adalet tesis edilinceye kadar devam edecek” diye konuştu. İran’da olmuş olmasına rağmen devrimin İran ile sınırlı kalmadığını kaydeden Ahmedinejad, “İmam Humeyni’nin büyük mirasını ve ilkelerini koruyacağız” dedi.

İran’da her yıl Humeyni’nin, 15 yıllık sürgünün ardından 1 Şubat 1979′da İran’a dönüşünü kutlamak için, Humeyni’yi taşıyan Air France’a ait uçağın İran topraklarına indiği saat olan 09:33′te bütün okul zilleri, sirenler ve alarmlar çalınıyor. Ancak bu yılki kutlamalar, İran takvimindeki 1 günlük sekmeden dolayı 31 Ocak’ta gerçekleştiriliyor. 

Bugünkü kutlamalar çerçevesinde Humeyni’nin mezarı da kendisinin posterleriyle donatıldı. Kabrine, üzerinde Humeyni’nin en ünlü sözlerinden biri olan “İslam devrimi, şehitlerin yaptıkları fedakarlıkların bir neticesidir” yazılı olduğu bir pankart asıldı. Humeyni’nin mezarı ayrıca Besic grubu üyelerince dün gül suyuyla yıkandı ve üzeri çiçeklerle süslendi.

İran’da devrim sürecinin, Şah aleyhinde ilk büyük gösterilerin düzenlendiği Ocak 1978′de başladığı ve Humeyni’nin Aralık 1979′da ülkenin dini lideri olmasıyla sona erdiği kabul ediliyor. Bu süreç içerisinde Şah Pehlevi, çıkan olaylar ve gösteriler neticesinde Ocak 1979′da İran’dan kaçmış ve Humeyni, milyonlarca İranlının karşılamasıyla 1 Şubat 1979′da İran’a dönmüştü. Pehlevi Hanedanı’nın tamamen çökmesi ise İran ordusunun “tarafsız” olduğunu ilan ettiği 11 Şubat 1979′dan kısa bir süre sonra olmuştu. 1 Nisan 1979′da düzenlenen referandumun ardından da İran, kendisini “İslam Cumhuriyeti” olarak ilan etmişti. (CİHAN)

habervaktim.com

Written by guncelolay

Şubat 1, 2009 at 11:09 am

Kategorilenmemiş kategorisinde yayınlandı

Tagged with , , ,