Archive for Ağustos 2008
BALÇİÇEK PAMİR:BAŞKALARININ YAPTIĞINDAN İLK KEZ UTANDIM
“Hayatımda ilk defa başkalarının yaptıklarından bu kadar utandım.” Balçiçek Pamir yazdı.
Sahne 1
Bodrum’da bir sahil. İki haşemalı genç kız denize doğru yürüyor. Ne yalan söyleyeyim ben de uzun uzun baktım. Alışık olduğum bir görüntü değil. Bir tanesi yeşil bir tanesi mor üstelik. O sıcakta terlemezler mi diye düşündüm. Bir tanesi yanıma yaklaştı. “Biz” dedi. “Bursa’dan geliyoruz, ilk defa buraya geldik. Sizin de ikizlerinizi görünce benim de 1,5 yaşında oğlum var acaba ne önerirsiniz? Ne yapsak, otelden memnun değiliz nerede kalsak?”
Bir süre sohbet ettik. Sonra ben ikizleri simitlerine oturtup denize girdim.
Sohbet ettiğim genç kadın da kız kardeşi olduğunu sonradan öğrendiğim genç bir kızla denize girdi. O sırada diğer kadınlardan taciz başladı.
Hem de yüksek sesle.
-Şunlara bak, ne biçim kıyafet… Üstelik rüküş.
-Buralara kadar geldiler. Bodrum’un da tadı kaçtı.
-Maşallah hiçbir şeyden de geri durmuyorlar.
Utandım. Öylesine utandım ki sormayın. Biz ne zaman böylesine sert, vicdansız acımasız ve tacizkar olduk? Biz ne zamandan beri insanları kıyafetlerine ve dış görünüşlerine göre yargılar ve idam eder olduk? Hep “Sorun bizi yönetenlerde, aşağıda bir problem yok” demiyor muyduk?
Haşemalı kızlardan biri dayanamadı.
“Niye bize laf atıyorsunuz, ben de sizin gibi tatile geldim. Üstelik ben sizi rahatsız etmiyorum”
Karşıdan cevap gecikmedi.
“Görüntün beni rahatsız ediyor”
Nasıl yani?
Sahne 2
İstanbul Kemerburgaz’da bir site. Sitenin sakinlerini bir telaş almış ki sormayın. Elimde bir mail var. Site sakinleri sitelerine yeni taşınan aileden son derece rahatsız olmuşlar. Neden? Çünkü ailenin “anne”si türbanlı. Diğer site sakinlerine gönderilen mailde “Hemen bir çözüm bulmalıyız deniliyor. Artık buralara kadar geldiler. Nasıl olur da böyle bir aileye ev kiralarlar anlamıyoruz. Acilen bir toplantı düzenleyip “Kimlere ev kiralanabilir” maddesinin üzerinde detaylıca konuşmalıyız.”
Kendini bilmez bir site sakini böyle bir mail atmış ne olacak ki…
Diyebilirsiniz.
Ben de öyle dedim. Bu mail bana geleli 2 ay olmuştu.
Taa ki diğer site sakinlerini cevaplarını ve konuyla ilgili önerilen çözümleri okuyuncaya kadar… İnanın öyle öneriler var ki yazmaya elim gitmiyor.
Yine utandım. Hayatımda ilk defa bu kadar net bir şekilde, ait olduğumu hissettiğim topluluktan ne kadar uzaklaştığım fark ettim birdenbire.
Sahne 3
İstanbul Levent’te bir İtalyan restoran.
Dört gün önce…
Saat 21.30’da.
Elele bir çift geldi mekana.
Kadının başı kapalı.
Kenarda bir masayı tercih ettiler.
Bir süre sonra yine taciz başladı.
Bakışlar, yüksek sesle söylenmeler, gereksiz gürültüler.
Bir süre sonra “Bir daha burayı adım atmam” diye mekanı terk edenler bile oldu.
Elimde içki kadehim ağzım açık kaldı.
O çift herkesin elinde içki kadehinden, şortlarımızdan, mini eteklerimizden rahatsız olmadan baş başa bir gece geçirmek için kalkıp restorana geliyor ve biz ne yapıyoruz? Ne yapsın adam hayatını Fatih ve çevresinde mi geçirsin?
Üstelik ortada insan haklarına aykırı bir durum yok mu?
Tekrar soruyorum biz ne zaman bu hale geldik?
Şimdi beni topa tutacak kendi deyimleriyle türban konusunda taraf olan okuyucularıma sesleniyorum. “Elinizi vicdanınıza koyun. Bu yapılanlar ayıp değil mi? Günün birinde türbanlı biri sizden bir yardım isterse el uzatmayacak mısınız? Biz böylesine insanlıktan çıktık mı?
Zaten birilerinin amacı toplumu bölmek, biz böylesine garip insanlar haline getirmek değil miydi? Peki biz niye alet oluyoruz?
habertuRK
www.habermerkezi.wordpress.com
Cep telefonu, kanseri tetikliyor
Amerikalı uzmanların ‘’sigaradan daha tehlikeli” uyarısında bulundukları cep telefonu kullanımı konusunda, bir uyarıda Fransa’dan geldi.
Cep telefonunun tehlikelerine dikkati çekmek amacıyla bir araya gelen 20 uzman, bir Fransız gazetesine verdikleri ilanda “Mümkün olduğunca cep telefonundan uzak durun” tavsiyesinde bulundu.
Farklı ülkelerden gelen uzmanlar, Journal du Dimanche gazetesinde yer alan uyarılarında, 12 yaşından küçük çocukların acil durumlar dışında cep telefonu kullanmasına izin verilmemesini istedi. Uzmanlara göre cep telefonuyla konuşurken hoparlör ya da kulaklıktan yararlanmak, telefonu vücuttan en az bir metre uzak tutmak gerekiyor. Uzmanlar mümkün olduğu ölçüde, hatta çalışırken bile cep telefonunu üzerinde taşımaktan kaçınmak gerektiğini vurguladılar.
Uzmanlar, cep telefonuyla çok yakın ve uzun süre temas gerektirmediği için daha ziyade kısa mesaj yoluyla iletişim kurulmasını da önerdi. Gazeteye göre uzmanlar, “cep telefonunun zararına ilişkin resmi kanıt olmadığı, ancak cep telefonuna uzun süre maruz kalma durumunda, bazı kanserlerin oluşumuna zemin hazırlama riski bulunduğu” hususunda uzlaşıyor. Daha önce açıklama yapan Amerikalı uzmanlar, cep telefonu kullanan 3 milyar kişinin büyük risk altında olduğu uyarısında bulunmuşlardı.
ÜLKEMİN İNSANI(MÜTHİŞ BİR ÖYKÜ)

önce yazıyı okuyun sonra resme bakın:
Bir gün bir doğum günü partisi için “garanti leasing”te çalisanlar, bir pastaneye, telefonla pasta siparişi vermiş. Pastanın üstüne “garanti leasing’den sevgilerle.” yazılması istenmiş. Telefondaki adam “leasing” kelimesini anlamamis. Onlar da harf harf kodlamislar. Gelen pasta aynen şu şekilde
Başörtülü kız Türkiye’yi temsil etseydi !
2008 Pekin Olimpiyatları’nın yarınki kapanış töreninde olimpiyat bayrağının bir sonraki ev sahibi İngiltere’ye devir töreninde başörtülü Tayyiba de olacak.
BAŞÖRTÜLÜ TAYYİBA BAYRAK TAŞIYACAK
Sabah gazetesinin haberine göre, Beckham’ın elinden tutarak stadyumun ortasına yürüyeceği iki İngiliz çocuktan biri ise 10 yaşındaki başörtülü Tayyiba Dubhwala isimli göçmen kız olacak. Dubhwala, BBC’nin çocuk progamı Blue Peter’ın düzenlediği yarışma sonucunda Londra çocuklarını temsil etmek üzere seçildi. Dünyada 2 milyar kişinin izleyeceği tahmin edilen kapanış seremonisi sekiz dakika sürecek.
İNGİLTERE’DE İTİRAZ EDEN OLMADI, TÜRKİYE’DE OLSAYDI !
Dünya genelinde 2 milyar kişinin izleyeceği törende, İngiltere’yi temsilen başörtülü bir göçmen çocuğun İngiliz bayrağını taşıyacak olması ülkede hiçbir tartışmaya neden olmadı. Türban konusunda Türkiye’de yaşananları hatırlayanlar ve CHP’nin türbanın üniversitelerde serbest bırakılması kararını Anayasa Mahkemesi’ne iptal ettirdiğini hatırlatanlar; “İngiltere’nin de bir Baykal’ı olsaydı bu pek mümkün olmazdı?” yorumunda bulunuyor.
KAYNAK: www.samanyoluhaber.com
OLİMPİYATLARDAN EN İLGİNÇ KARELER-2
İşte olimpiyatlardan en müthiş kareler: Yazının devamını oku »
MEMECAN’IN YORUMU
olimpiyatlarla ilgili birde onun yorumuna bakın: Yazının devamını oku »
Fadime telekız, Ali Kalkancı alkolikti
Ergenekon soruşturması kapsamında ifadesine başvurulan bir gizli tanık, 28 Şubat döneminde kurulan çirkin tezgahların, Fadime Şahin-Müslüm Gündüz ve Ali-Emire Kalkancı skandallarının perde arkasını gözler önüne serdi. İşte korkunç senaryonun detayları: Yazının devamını oku »
Youtube Türkiye’de açılıyor!!
Dünyada sadece Çin, Pakistan, Tayland ve Türkiye’de yasak olan Youtube konusundaki ayıptan nihayet kurtulduk. Yazının devamını oku »
Baykal sloganı Erdoğan’ı güldürdü
Hafta sonu memleketi Rize’de bazı açılışlar ve Dünya Rizeliler Günü etkinliklerine katılacak olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Trabzon’a geldi.
Eşi Emine Erdoğan ile birlikte Başbakanlığa ait ANA uçağı ile Trabzon Havalimanı’na inen Başbakan Erdoğan’ı, burada Bayındırlık ve İskan Bakanı Faruk Özak, Trabzon Valisi Nuri Okutan, Rize Valisi Kasım Esen, AK Parti Trabzon ve Rize milletvekilleri, diğer yetkililer ile partililer karşıladı.
Havalimanı çıkışında partililer tarafından meşalelerle karşılanan Erdoğan, gecenin geç saatlerine kadar kendisini bekleyen gençlerin yanına kadar gelerek onları selamladı. Erdoğan, gençlerin “Yakışıklısın, karizmatiksin, Deniz Baykal postunu yesin” şeklinde tezahüratını tebessümle karşıladı.
Kendisine sevgi gösterisinde bulanan vatandaşlara teşekkür eden Erdoğan, daha sonra karayolu ile Rize’ye gitti.
ÖĞRETMEN ATAMA SONUÇLARINI ÖĞRENİN
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), sözleşmeli ve kadrolu toplam 18 bin 18 öğretmen atadı. Atama sonuçları ve kontroller web sitesinden yapılabilecek.
Öğretmen atamaları dolayısıyla MEB Başöğretmen Salonu’nda tören düzenlendi. Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, törende yaptığı konuşmada, sonbaharda 10 bin öğretmen daha atanacağını bildirdi.
Başvuran 60 bin 375 adayın 18 bin 18′i kadrolu ve sözleşmeli öğretmen olarak atandı.
Bu arada, atamalarda, sınıf öğretmenliğinin taban puanı 82.231, sosyal bilgiler öğretmenliğinin 83.49, tarih öğretmenliğinin 86.844, Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliğinin 83.402, Türkçe öğretmenliğinin 85.997 olarak belirlendi.





