Archive for Temmuz 22nd, 2008
Borcu olanın KEY ödemesine haciz
Yaklaşık 8 milyon 500 bin kişiye 28 Temmuz’dan itibaren ödeneceği açıklanan toplam 2.8 milyar YTL’lik Konut Edindirme Yardımı (KEY) ödemeleri öncesinde bankalar da kredi kartı alacaklarını bu paralardan tahsil için harekete geçti.
Bankalar, kredi kartı alacağını bir türlü tahsil edemediği müşterilerin KEY hesaplarına haciz koyma yarışına girdi.
Birkaç bankaya kredi borcu olan kişilerin KEY ödemesi, haciz belgesini Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü’ne ilk ulaştıran bankaya yapılacağından bankaların hukuk büroları sabahlara kadar mesai yapıyor. Bankalar, kendilerine mal beyanında da bulunmayan alacaklılarının sigorta ve vatandaşlık numalarını çıkartıp hemen icra işlemi uygulatarak avukatları veya hukuk büroları aracılığıyla Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü’ne gönderiyor.
Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü, ilk hacizi koydurana ödeme yapacağı için, ilk sırayı alamayan alacaklı bankanın KEY parasından haciz işlemiyle alacağını tahsil etmesi riske giriyor.
En yüksek ödeme tutarının 1391 YTL olacağı belirtilen KEY ödemelerinde bankalara kredi borcu olarların yanı sıra onlara kefil olanları da büyük bir hayal kırıklığı bekliyor. Çünkü bankalar, asıl borçluya kefil olanların KEY paralarına da haciz işlemi uygulatıyor.
Bankaların, avukatları aracılığıyla Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü’ne biran önce ulaştırmak için yarışa girdiği haciz işlemi belgelerinde, alacaklı banka ve avukatın adı, İcra Müdürlüğü’nün adı ve imzası, bankaya borcu olanın veya kefilin kimlik bilgileri, TC kimlik numarası ile SSK sicil numarası yer alıyor
İki davaya da saygı istedi
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, AK Parti’nin kapatılma davasının biran önce sonuçlandırılmasının Türkiye’nin hayrına olacağını söyledi. Bahçeli, Ergenekon soruşturması ile ilgili de herkesin çıkacak karara saygı göstermesi gerektiğini vurguladı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yaptığı yazılı açıklamada ülkenin hukukun üstünlüğüne dayanan parlamenter demokratik rejimlerde normal sayılamayacak olayların cereyan ettiği, meşru ve mantıki bir izahı olmayan hukuki ve siyasi garabetlerin yaşandığı karanlık bir süreçten geçtiğini kaydetti.
Hukukun yıprandığı, siyasetin yara aldığı ve hukukla demokrasinin çatışma cephe hattı haline getirildiği 2008 yılının kavgalar, ucuz siyasi hesaplar ve davalar yılı olarak hatırlanacağını belirten Bahçeli, “Hukuki süreçler üzerinden siyaset yapılmasının demokrasi anlayışıyla bağdaşmayacağını ve adaletin siyasi hesaplara alet edilmesinin hukuk devletinin sonunu hazırlayacağını görmeyen çatışmacı siyaset alışkanlıklarının sürüklendiği bu noktada, Türkiye krizler ve kördüğümler ülkesi haline getirilmiştir” dedi.
Bahçeli, Türkiye’nin bu sancılı süreci toplumsal sağduyunun rehberliğinde mutlaka aşacağını ve siyaset anlayışlarının ve parametrelerinin değişeceği yeni bir dönemin başlayacağını kaydetti.
AK Parti’nin kapatılma davasında karar aşamasına kontrolsüz bir şekilde gelişen ve körüklenen bir kriz ortamına gelindiğini ifade eden Bahçeli, “Davanın biran önce sonuçlandırılması Türkiye’nin hayrına olacaktır.” diye konuştu.
Herkesin, Anayasa Mahkemesi’nin kararını beklemek ve bunun sonucunda oluşacak hukuki durum ve siyasi tabloya göre, yeni dönemin altyapısını hazırlamak için samimi katkıda bulunmaya hazır olmak durumunda olduğunu dile getiren Bahçeli, şöyle devam etti:
“Son dönemde yargı önündeki hukuk süreçleri arasında pazarlık denklemi kurulduğu yolundaki ima, yorum ve spekülasyonların yoğunlaşması çok tehlikeli bir durumdur. Yargı süreçlerinin birbirlerinden etkilenmeden ve bir pazarlığın unsuru haline getirilmeden kendi mecralarında yürütülmesi ve sonuçlandırılması demokratik rejimin ve hukuk devletinin geleceği açısından çok kritik bir eşik olarak görülmelidir. Böyle bir pazarlığın yapıldığı veya böyle bir zihni denklemin kurulduğunun iması bile siyasi partilerin, devlet kurumlarının ve şahısların geleceğinin ötesinde demokratik rejimin ve hukuk devletini ateşe atacak çok vahim bir gelişme olacak ve Türkiye bu depremin altından kalkamayacaktır.”
“HERKES, ÇIKACAK KARARA SAYGI GÖSTERMELİ”
Değerlendirmesinde, Ergenekon soruşturmasına da değinen Bahçeli, “Soruşturmanın nihayet tamamlanması ve iddianamenin davanın görüleceği mahkemeye gönderilmesi, bu konudaki tartışma ve senaryo savaşlarını bitirmemiş, aksine alevlendirmiştir.” dedi.
Konunun, bağımsız Türk adaletinin önünde olduğunu söyleyen Bahçeli, hukuk içinde yürüyecek yargı süreci ile gerçeklerin ortaya çıkacağını dile getirdi. Bahçeli, “Herkes bu sürecin sonucunu beklemeli ve çıkacak karara saygı göstermelidir. Hazırlık soruşturmasının gizliliği ilkesi ayaklar altına alınarak bazı basın organlarına sızdırılan bilgilerin kaynakları da süreçte mutlaka açığa çıkartılmalıdır. Bu konu bilgi kirliliğine yol açtığı gibi basit bir tespitle geçiştirilemeyecek kadar önemlidir. Görevi, konumu ve yetkileri ne olursa olsun, hiç kimse suç işleme imtiyazına sahip değildir” diye konuştu.
Y. Küçük, teröristbaşını bakın nasıl övmüş!
Son günlerde ilginç açıklamalarıyla gündeme gelen Yalçın Küçük’ün terör örgütü PKK’yla yakın ilişki içinde olduğu ortaya çıkmıştı.
Kanlı örgütün kampında çekilen ve neredeyse bir albümü dolduran fotoğraflarında, Apo ile birbirine sevgiyle bağlı iki dost modunda olan Yalçın Küçük, ‘Arkasındayım’ dediği kitaplarında teröristbaşını bakın nasıl övmüş… İşte o ifadelerden sadece birkaçı…






samanyoluhaber.com
Sırp kasabı Karadzic tutuklandı
Sırbistan Devlet Başkanı Boris Tadiç’in bürosundan kaçak savaş suçlusu Radovan Karaciç’in tutuklanması hakkında yapılan açıklamada, Karaciç’in Sırp güvenlik güçlerince dün düzenlenen bir operasyon sonucu tutuklandığı bildirildi. Eski Yugoslavya’daki savaş suçlularını yargılamak amacıyla Hollanda’nın Lahey kentinde oluşturulan uluslararası savaş suçları mahkemesinde başsavcılık görevini yürüten Serge Brammertz de konuya ilişkin açıklamasında Karaciç’in tutuklanmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Brammertz açıklamasında şunları kaydetti:
”Savcı Bürosu adına, Sırp yetkilileri, özellikle de Sırbistan’daki Ulusal Güvenlik Konseyi’ne bağlı olarak çalışan, kaçakların izini sürmekle görevli Sırbistan Harekat Timi ve Savaş Suçları Savcılık Bürosu’nu kutluyorum. Bu, on yıldan daha uzun bir süreden beri bu tutuklanmayı bekleyen savaş suçları kurbanları için çok önemli bir gün. Bu aynı zamanda uluslararası adalet için de önemli bir gün. Çünkü bu hiç kimsenin kanunun pençesinden kaçamayacağını ve eninde sonunda tüm kaçakların adalet önüne çıkarılacağını açıkça gösteriyor.”
Sırbistan Cumhuriyeti eski devlet başkanı olan Karaciç, Sırbistan Demokratik Partisi başkanlığı ve Bosnalı Sırp Ordusu Yüksek Komutanlığı görevlerini bir süre yürütmüştü. Karaciç, Srebrenitsa’da 8 bin Müslümanın 1995 yılında katledilmesini organize etmek ve 1992-1995 yılında yapılan Bosna savaşında işlenen diğer savaş suçları nedeniyle aranıyordu.
İlk kez 24 Temmuz 1995′te hakkında suçlamada bulunulan Karaciç, 13 yıldan beri adaletten kaçıyordu. Karaciç’e yöneltilen suçlamalar arasında; ‘’soykırım yapmak”, ‘’soykırıma suç ortaklığı yapmak”, ”yoketme”, ”cinayet”, ”kasıtlı adam öldürme”, ”insanlara eziyet etme”, ”zorla göç ettirme”, ”insanlık dışı fiilleri işleme” ve ”1992-1995 yılları arasında Bosna Hersek’te, Bosnalı Müslümanlar, Bosnalı Hırvatlar ve Bosna’daki Sırp olmayan diğer sivillere karşı diğer suç fiillerini işleme” bulunuyor.
Radovan Karaciç, eski Yugoslavya’daki savaş suçlularını yargılamak amacıyla oluşturulan özel uluslararası savaş suçları mahkemesine iade edilmesi durumunda mahkeme tarafından yargılanacak 44. Sırp savaş suçlusu sanığı olacak.





